EMNİYETTE NELER OLUYOR
.
20.11.2009
EMNİYETTE NELER OLUYOR
Emniyet Teşkilatının iki numarası sayılan bir Polis şefinin kirli ilişkiler içerisinde bulunması nedeniyle meslektaşları tarafından deşifre edilip akabinde tutuklanması,Emniyette neler oluyor sorusunu sormamıza gerekçe oldu.Aslında her şey Ergenekon Terör Örgütüne karşı başlatılan Türkiye tarihinin en büyük temizlenme operasyonu ile tabulara ve dokunulmaz zannedilenlere dokunulmasıyla başladı.Bu başlangıç devletin her sahadaki çürümüşlerini açık edecek ve üzerlerine gidecek erdemli yetkilileri harekete geçiren cesaret ve basirete sahip olmalarını sağlamıştır.İlk insan Hz.Adem’den beri süregelen bir savaşın,mücadelenin günümüzdeki devamıdır yaşananlar bir başka deyimle.
Yıllar yılı ülkemizde polisin içerisinde en alt biriminden en üst birimlerine kadar en kirli ve karanlık çıkar ilişkilerinin ortakları olanları biliyor ve müşahede ediyor ancak ne yazık ki meslekteki dürüst ve doğruların akıbetleri ile paralel eli kolu bağlı seyirci olmak durumunda kalıyorduk. Tıpkı silahlı kuvvetlerin içerisinde bulunan yoz kafalıların yaptıklarını sinemize çekmek gibi.Yada devletin her sahasında bildiğimiz ama müdahil olamadığımız hatta artık kanıksadığımız çıkar ilişkilerinin üretimi olan koca koca adamların,unvanlıların,ağaların karşısında gösterebildiğimiz zillet verici duruşlarımız gibi.
Toplumumuzdaki ortak kanı “polisin haberi olmadan hiçbir şey bu ülkede gerçekleşemez” iken bunca olumsuzlukların yaşanmış olması bu ortaklıkların eseridir. Ülkemizin en dokunulmazı omuzu kalabalıklara dokunulmaya başlanınca aşağıya doğru sermayenin ve nefsinin esiri olmuş bu zavallılarda gün yüzüne çıkmaya başlamışlardır.
Peki ülkemizde bu iki kurumdan başka kirli ilişkilerin döndüğü sahalar yok mu.Elbette var.Hatta kirli ilişkilere bulaşmamış,çürümüşleri içinde barındırmayan bir tek kuruluş bulamazsınız.En güvenilir sayılan kurumlardan diğerlerine kadar devletin her sahasında bu kişi ve organizasyonlar mevcuttur. Devletimiz ve onun her kurumu vazgeçilmez ve saygıdeğerdir.Bu saygımız o kurumlarda yer alan çürümüş ve aşağılık kişilere duyduğumuz tepkilerle karıştırılmamalıdır.
Şimdi kahraman ve cesur erdemliler ;cesaretle gümrüklerden maliyeye,belediyelerden tapu teşkilatlarına,basın yayın kuruluşlarından adliyelere,vakıflardan sendikalara,diyanetten derneklere,kısaca toplumun sosyo ekonomik hayatını oluşturan tüm kuruluşlarına ;devletin her biriminde yuvalanmış azımsanmayacak çürükleri,menfaat şebekelerini,alçak organizasyonları açığa çıkarmaya,üzerlerine üzerlerine gitmeye süratle devam etmelidir.Siyasiler de Bu sürecin en önemli ayağı olan ,yapılan bu operasyonların kalıcılığını sağlayacak ve anlamını tamamlayacak siyasette temizlenme ve arınmayı aynı mantık ve mantalite içerisinde gerçekleştirmelidir.Yoksa sinekleri yok ederek bir yerlere varılmayacağını herkes bilir,o sineklerin bir daha türememesini sağlayacak kalıcı ve köklü tedbirlerin alınması gereklidir.
Bu güne kadar hep kapıların dışında bırakılan,pasifize edilen erdemlilerin artık bu temizlenme operasyonlarında aktif ve kilit rollerde bulundurulması kaçınılmazdır.Yapılan yasal düzenlenmeler ile memurlara içlerindeki çürükleri açığa çıkarma ve ayıklama fırsatı ve görevi tanınmıştır.
Bu arada önemli gördüğümüz bir hususta memur kesiminin İnsanca ve onurlu bir yaşam sürdürebilmeleri için süratle hayat standartlarını yükseltecek önlemlerin alınmasının kaçınılmaz olduğudur.Hayatını devlet hizmetine adamış kişilerin ailesini geçindirecek imkanlara sahip olmadığında yapmış olduğu olumsuzlukların üzerine gitmek tek başına ahlaki ve etik gelmemektedir bize.Bu kesimin imkanlarını sağladıktan sonra bulaşacakları ilk kirli işlerinde “halk deyimiyle” kafasını koparmak haktır.Ama onları açlık ve yoklukla dürüstlük imtihanından geçirmek ,yapılan ve yapılacak olan operasyonların bir yerlere kadar devam ettirilip, sona erdirileceği anlamını taşımaktadır.Yetkililerden ileriki günlerde bu adımları umuyor ve bekliyoruz.Hep beraber bekleyelim ve görelim bakalım bu hakimiyet ve güçler savaşını hangi taraf kazanacak.
01/10/2009