18 KASIM ;MEYDANLARDAYDIK
Memur-Sen, 2010 bütçesini protesto etmek ve taleplerini iletmek için,Türkiye genelinde sürdürdüğü eylemlilik kararının 3. Sünü gerçekleştirdi.Eylemlerin İstanbul ayağı Aksaray Metro istasyonu önünde gerçekleştirildi.Şube başkanımız Orhan Şanlıer ve şube yönetiminin yanı sıra üyelerimiz inde katıldığı basın açıklamasına diğer sendikaların şube başkan ve yönetimleri ve çok sayıda memur iştirak etti.
Memur-Sen, aylık ücretlere ilişkin artış talebinin yanı sıra, toplu sözleşme ve grev hakkı, kamu görevlilerine yönelik siyaset yasağının kaldırılması, tedavi katılım payları gibi talep ve önerilerini Türkiye’nin bütün alanlarından seslendirdi.
Memur-Sen Genel İstanbul İl Başkanı Ahmet Yurtman’ın okuduğu basın bildirisi zaman zaman memurlar tarafından atılan sloganlarla desteklendi.Ahmet Yurtman; 2010 Bütçe Kanun Tasarı’nın dar ve sabit gelirlilerin beklenti ve taleplerini karşılamaktan uzak olduğunu söyledi.
62 Milyar TL açık vereceği tahmin edilen 2009 bütçesinden, sermaye kesimine 54 Milyar TL aktarıldığını, bunun da her durumda kazananın sermaye olduğu anlamına geldiği belirtilen açıklamada, ekonomideki küçülmenin faturasının ise büyümeden kendisine pay aktarılmayan kamu çalışanlarına kesildiği kaydedildi.
Açıklamada, hükümetin Avrupa Sosyal Şartı’nın 5. ve 6. maddelerine koyduğu çekincelere dayanarak kamu çalışanlarına toplu sözleşme ve grev hakkını vermekten kaçındığı belirtilerek, söz konusu çekinceler kaldırılmadan da İLO’nun 51, 98 ve 151 Sayılı Sözleşmelerine dayanarak kamu görevlilerine toplu sözleşme ve grev hakkının verileceğine inandığımızı, aksi halde 2010 yılında masaya oturulmayacağı kaydedildi.
Ana muhalefet partisinin, kamu görevlilerine toplu sözleşme ve grev hakkı verilmesi konusunda çalışma yapması gerekirken, kamu görevlilerinin toplu görüşme primleri için Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası açmasının anlaşılmaz olduğunu ifade edilen açıklamada, Anayasa Mahkemesi’nin de konfederasyonların görüşlerine başvurmadan, sendikalıların yararlandığı tek kazanım olan toplu görüşme primini kaldırarak büyük bir haksızlığın altına imza attığı dile getirdi.
‘Yüzdelik zamma gelince, yüzde 2.5 artı 2.5 zamma masada hayır dedik, alanlarda da hayır demeye devam ediyoruz” şeklindeki açıklamada, iktidarın Orta Vadeli Mali Program’da 2010 yılı için belirlediği yüzde 5.3’lük enflasyon rakamını bile çok gördüğü söylendi. , hükümetin Uzlaştırma Kurulu’nun Memur-Sen’in önerisiyle örtüşen yüzde 4 artı 4 kararını uygulamaktan da imtina ettiği görüşü tekrarlandı.
KEY olarak bilinen Konut Edindirme Yardımı’nın hak sahiplerine ödenmesi konusunda, Başbakan’ın talimatı üzerine hak sahiplerine üçüncü kez hak tanınmasının kararlaştırılmasını iyi niyetli bir adım olarak görüldüğü belirtilen açıklamada, süre aşımı krizinin çözülmesi, yasa tasarısının zaman kaybedilmeden sonuçlandırılarak, hak sahiplerinin alacaklarını ne zaman, nereden ve ne kadar alacağına dair bilgilendirmenin kamuoyuna acilen yapılmasını beklendiği kaydedildi.
Hükümetin, tedavi katılım payında yüzde 33 ila yüzde 150 arasında artış yaptığını söyleyen Memur-Sen İl Başkanı Ahmet Yurtman, bu uygulamayla tedavi katılım payının hastadan ve hastalıktan para kazanmaya dönüştüğünü söyledi.
Yurtman, katılım payı uygulaması kaldırılmadığı sürece sağlıkta dönüşüm ve reformun ölü doğacağını, tedavi katılım payının ortaya çıkan bütçe açığını kapatmanın en etkili yolu olarak kullanılmaması için, yanlıştan en kısa zamanda dönülmesini beklediklerini dile getirdi.
